Mandalinadan Komposto Yapılır mı? — Tarihsel Bir Yolculuk Geçmişi anlamak, bugün yaptığımız her seçimin —hatta mutfaktaki ufak kararların— ardında yatan kültürel, teknolojik ve ekonomik dönüşümlere ışık tutar. Bir aroma ya da tat düşünün: mandalina kompostosu… Sıradan bir kış içeceği gibi görünse de bu tat, meyvelerin tarihte geçirdiği evrim, insanın gıda saklama yöntemleri ve kültürel paylaşımlarla örülü derin bir hikâyenin parçasıdır. Bu makalede, mandalinadan komposto yapılıp yapılamayacağını basit bir tariften öte, tarihsel perspektifle ele alacağız ve geçmiş ile günümüz arasında bağlamsal analiz kuracağız. Kompostonun Kökeni ve Tarihsel Evrimi Orta Çağ’dan Gelen Bir Gelenek: Komposto Nedir? Komposto, kelime anlamıyla “karışım”dan türemiştir ve meyvelerin suyla kaynatılmasıyla yapılan…
Yorum BırakUzakdoğu Esintisi Blogu Yazılar
Kimlik Fotoğrafı Kulak Görünmeli mi? Etik, Epistemolojik ve Ontolojik Bir İnceleme Giriş: Kimlik, Görünürlük ve İnsan Olmanın Derin Soruları Bir insanın kimliği, yalnızca ismi ve numarasından ibaret midir, yoksa yüzü, fiziksel özellikleri, hatta belki de kulakları gibi detaylar onun kimliğini tam anlamıyla tanımlar mı? Kimlik fotoğrafının anlamı, yalnızca belgeyi dolduran bir gereklilik mi, yoksa bu fotoğraf aracılığıyla kimliğin derinlikleri mi keşfedilmeye çalışılmaktadır? İnsan, yalnızca görsel anlamda var olamayacak kadar karmaşık bir varlık mıdır, yoksa bu tür görsel düzenlemeler üzerinden de kimliğine dair bir gerçeği mi yansıtır? Günümüz dünyasında kimlik kartları, pasaportlar ve diğer resmi belgeler bir insanın kimliğini yansıtmak için…
Yorum BırakHaricen İlaç Nedir? Kültürel Görelilik ve Kimlik Oluşumuna Dair Bir Antropolojik Bakış İnsanlık tarihinin derinliklerinde kaybolmuş ritüellerin, geleneklerin ve inançların izlerini sürerken, bazen bir bitki, bir ot ya da bir krem ile karşılaşırsınız; bunlar sadece fiziksel iyileşmeyi değil, toplumsal bağları ve kültürel kimlikleri de şekillendiren güçlü araçlardır. Haricen ilaçlar, yalnızca bir tedavi aracı olmanın ötesinde, kültürlerin inanç sistemlerine, aile yapılarından ekonomik dinamiklere kadar geniş bir yelpazede anlam taşır. Bu yazıda, haricen ilaçların sadece bir tedavi aracı olmanın ötesindeki etkilerini, antropolojik bir perspektifle ve kültürel bağlamda ele alacağız. Hem bu ilaçları kullanan bireylerin hem de onları üreten toplumların kimlikleri ve yaşam…
Yorum BırakFMEA Açılımı Nedir? Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi anlamak, bugünümüzü daha derinlemesine kavrayabilmemiz için kritik bir rol oynar. Bugün içinde bulunduğumuz dünya, sadece var olan koşullarla değil, geçmişteki kararlar, olaylar ve dönemeçlerle şekillenmiştir. Bir olayın, bir düşüncenin ya da bir metodolojinin nasıl geliştiğini bilmek, yalnızca o dönemi anlamamızı değil, aynı zamanda günümüzün dinamiklerini ve geleceğe dair olasılıkları da doğru bir şekilde yorumlamamıza olanak sağlar. Bu yazıda, özellikle “FMEA” (Failure Modes and Effects Analysis) kavramını tarihsel bir perspektiften ele alacak, bu yöntemlerin nasıl geliştiğini, toplumsal dönüşümleri nasıl etkilediğini ve günümüzdeki önemini inceleyeceğiz. FMEA, başlangıçta sadece mühendislik ve üretim sektörlerinde kullanılan bir risk…
Yorum BırakAşağıdaki yazıda Hatay Has Turizm’in kaç tane otobüsü var? sorusunu ele alırken şirketin filo büyüklüğü gibi spesifik bir rakamın kamuya açık, doğrulanmış kaynaklarda tek bir sayı olarak yer almadığını belirtmem gerekir: mevcut şirket web sitesi ve bilet portallarında doğrudan “firma X adet otobüsle hizmet veriyor” gibi bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak şirketin tarihçesi, hizmet ağı, filonun çeşitliliği ve ekonomik etkileri üzerinden bu konu derinlemesine analiz edilebilir.([Hasturizm][1]) Kaynak Kıtlığı, Seçimler ve “Hatay Has Turizm’in Kaç Otobüsü Var?” Sorusu Kaynakların kıt olması, ekonomik düşünmenin temelini oluşturur. Zaman, sermaye ve bilgi sınırlı olduğunda, kararlarımızın sonuçları bizi beklenmedik yönlere götürebilir. Basit gibi görünen bir soru…
Yorum BırakFiyort ve Skyer Kıyı Tipi Neden Türkiye’de Görülmez? Edebiyat Perspektifinden Bir Keşif Hayat, çoğu zaman deniz ve kara arasındaki sınırda şekillenir. İnsanlar, denizin sonsuzluğuna bakarak, nehirlerin ve okyanusların içinde kaybolan hayaller kurar. Kıyılar, sadece fiziksel bir sınır değil, aynı zamanda bir arayışın, keşfin, bir anlatının başladığı yerdir. Ama her kıyı, farklı bir hikaye anlatır; denizle kara arasındaki bu geçişler, bazen fırtınalı, bazen ise sakin olur. İşte bu yüzden, fiyort ve skyer gibi kıyı tiplerinin nehirlerle, denizle, dağlarla nasıl bir ilişki kurduğunu anlamak, her zaman yeni bir anlatı yaratma arzusudur. Ancak, bir fiyort ya da skyer kıyısının Türkiye’de görünmemesi, bu “doğal”…
Yorum BırakBir gün, bir arkadaşım “dosya kapalı takipsizlik” kavramından bahsettiğinde, bu ifadenin ardında sadece hukuki bir terim değil; insan davranışlarının, belirsizlikle başa çıkma stratejilerinin, bilişsel önyargıların ve duygularımızın harmanlandığı bir psikolojik olay yattığını fark ettim. Bu yazıda, “dosya kapalı takipsizlik ne demek?” sorusunu, sadece tanım olarak değil; zihnimizin nasıl işlediğini anlamaya çalışan meraklı bir zihinle ele alacağım. Duygusal zekâmızın, bilişsel süreçlerimizin ve sosyal etkileşimlerimizin bu kavramla nasıl ilişkilendiğini birlikte keşfedeceğiz. Dosya Kapalı Takipsizlik: Hukuki Tanımdan Psikolojik Anlamlara Hukuki literatürde, “dosya kapalı takipsizlik” terimi, bir soruşturmanın sonucunda yeterli delil bulunamadığı için dava açılmaması anlamına gelir. Ancak bu mekanizma, bireylerin belirsizlikle nasıl başa…
Yorum BırakAdam Öldürmek Ebedi Cehennem Mi? Din, Hukuk ve Toplumdan Bir Bakış Geçenlerde bir arkadaşım, eski bir arkadaş grubumuzla buluştuğunda, “Adam öldürmek ebedi cehennem mi?” sorusunu sormuştu. Tabii, bu tür bir soru bir anda ortamdaki havayı değiştirdi. Herkes bir şekilde konuyu hem dinî, hem de toplumsal açıdan tartışmaya başladı. Bizim gibi gençler için, geçmişin kalıplarına sıkışmamış, ama yine de belli değerlere sahip bir toplumda yaşıyoruz. Şimdi ben de bu yazıda, bu ağır soruyu biraz daha farklı açılardan ele almak istiyorum. Adam öldürmek ebedi cehennem mi, yoksa cezai ve ahlaki boyutlar dışında başka faktörler de devreye mi giriyor? Hangi durumlarda, öldüren kişi…
Yorum BırakÖzdeşleştirme ve Siyaset Bilimi: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzenin Derinliklerine Yolculuk Siyaset, yalnızca yönetim biçimlerinden veya ekonomik politikaların şekillendirilmesinden ibaret değildir. Toplumların ne şekilde organize olduğuna, iktidar ilişkilerinin nasıl işlediğine ve bireylerin toplumsal yapıda ne şekilde yer aldıklarına dair temel sorulara cevap ararken, sürekli olarak bir başka soruyla karşılaşırız: İktidar ile toplum arasındaki bağ nasıl kurulur? Bu bağın yalnızca yasal bir zeminde mi yoksa psikolojik ve sosyo-kültürel düzeyde de var olduğuna nasıl karar veririz? İşte bu sorulara cevap ararken, “özdeşleştirme” kavramı devreye girer. Toplumsal ve siyasal yapılar içinde, bireylerin kimlikleri ve değerleriyle toplumsal düzenin çakıştığı, birbirine yansıdığı bir süreçtir özdeşleştirme.…
Yorum BırakMirasta Kadın ve Erkek Neden Eşit Değil? Bir sabah, gözlerimizi hayata açarken pek çoğumuzun aklına gelmeyen bir soru vardır: “Mirasta kadın ve erkek neden eşit değil?” Kadın ve erkeğin, toplumda ve yasalar önünde eşit haklara sahip olması gerektiği bir dönemde, miras söz konusu olduğunda cinsiyet temelli eşitsizlik hala devam ediyor. Peki, bu nasıl oluyor ve kökleri neye dayanıyor? Gelin, birlikte bu sorunun ardındaki tarihsel, kültürel ve hukuki sebepleri derinlemesine inceleyelim. Mirasta Eşitsizliğin Tarihsel Kökleri Mirasta cinsiyet eşitsizliği, yalnızca günümüzde değil, çok eski zamanlardan günümüze kadar süregelen bir mesele olmuştur. Bu eşitsizlik, tarihsel olarak toplumların erkek egemen yapılarla şekillenmesinden kaynaklanmaktadır. Antik…
Yorum Bırak